İKİZLER :)
En masum kimdi bu hayatta
En masum kimdi bu aşkta
Ne sen, ne ben
En masumu kedilerdi
Biz hiçbir zaman
”Çok iyi” değildik.
En masumu köpeklerdi.

En masum kimdi bu hayatta

En masum kimdi bu aşkta

Ne sen, ne ben

En masumu kedilerdi

Biz hiçbir zaman

”Çok iyi” değildik.

En masumu köpeklerdi.

siirkokulukadin:

sensiz bir geceye doğru ilerliyorum yine…sayamadım sensiz kaçıncı uyuduğum gece bu.biliyorum çok değil bir kaç zaman önce, yanımda uyuyordun. sen nefesini verirken, ben o verdiğin nefesi içime çekiyordum.yanımda uyuyordun. kollarımda.eylül.her insan severdi eylül ayını. benim sevmem için hiçbir zaman bir nedenim yoktu."yıllardan 2014, aylardan eylül. ölüm tadında bir aşk yaşadım" diyeceğim yıllar sonra.acılar biriktirdim bize dair senin yokluğunda.aslında sen hep varken bile yoktun.sen benim yanımda uyuyorken bile benimle değildin.hep vardı bir başkası, başkaları… başka kadınlar…oysa ne çok istemiştim benim olmanıbenimle yaşlanmanı.hayatın bana sunduğu bir şiirdin sen sankiben o şiiri okumaya kıyamazken,mısralarını harf harf dağıtmıştın farklı kadınlara…henüz dokunamamıştı parmak uçlarım şiirine.göz yaşlarım birikti boğazımda.ağlasam geçecekti belkifakat ağlamak istemiyordumağlamamalıydım çünkü her ağlayışım da biraz daha sen kaybediyordum.ağlarsam yok olacaktın içimde,her akan göz yaşımla birlikte.olmasan da benim,bir parça içimde yaşatmak istedim aşkını…açıp bakıyorum bazen fotoğraflarımıza.düşünüyorum kendi kendime;"değer miydi bunca şey o adama?"sonra içimden bir acı seslenecek gibi oluyor, “değmezdi” diye.çığlık çığlığa içimden binlerce sesler duyar gibi oluyorum bir süre sonra.hangisine kulak vermeliyim onu dahi bilemiyorum…sahi adam, sen de özledin mi kolların da uykuya dalışımı?arıyor musun o evde işten geldikten sonra seni bekleyen kadını?ben,ben çok özledim bizi. kavga edişlerimizi bile özledim. ve her kavganın ardından gelen o “seni seviyorum”larını…şimdi tükendi yine içimde ki sızı.yazacak halim kalmadı.çok özledim gülüşünden öpmeyi,ne olur daha fazla özletme kendini…- Cansu Gezgin -                              28Eylül2014                                              Saat , 22:37 

siirkokulukadin:

sensiz bir geceye doğru ilerliyorum yine…

sayamadım sensiz kaçıncı uyuduğum gece bu.
biliyorum çok değil bir kaç zaman önce, yanımda uyuyordun. 
sen nefesini verirken, ben o verdiğin nefesi içime çekiyordum.
yanımda uyuyordun. kollarımda.

eylül.
her insan severdi eylül ayını. 
benim sevmem için hiçbir zaman bir nedenim yoktu.

"yıllardan 2014, aylardan eylül. ölüm tadında bir aşk yaşadım" diyeceğim yıllar sonra.

acılar biriktirdim bize dair senin yokluğunda.
aslında sen hep varken bile yoktun.

sen benim yanımda uyuyorken bile benimle değildin.
hep vardı bir başkası, başkaları… başka kadınlar…

oysa ne çok istemiştim benim olmanı
benimle yaşlanmanı.

hayatın bana sunduğu bir şiirdin sen sanki
ben o şiiri okumaya kıyamazken,
mısralarını harf harf dağıtmıştın farklı kadınlara…

henüz dokunamamıştı parmak uçlarım şiirine.

göz yaşlarım birikti boğazımda.
ağlasam geçecekti belki
fakat ağlamak istemiyordum
ağlamamalıydım 
çünkü her ağlayışım da biraz daha sen kaybediyordum.
ağlarsam yok olacaktın içimde,
her akan göz yaşımla birlikte.

olmasan da benim,
bir parça içimde yaşatmak istedim aşkını…

açıp bakıyorum bazen fotoğraflarımıza.
düşünüyorum kendi kendime;
"değer miydi bunca şey o adama?"
sonra içimden bir acı seslenecek gibi oluyor, “değmezdi” diye.
çığlık çığlığa içimden binlerce sesler duyar gibi oluyorum bir süre sonra.
hangisine kulak vermeliyim onu dahi bilemiyorum…

sahi adam, sen de özledin mi kolların da uykuya dalışımı?
arıyor musun o evde işten geldikten sonra seni bekleyen kadını?

ben,
ben çok özledim bizi. 
kavga edişlerimizi bile özledim. ve her kavganın ardından gelen o “seni seviyorum”larını…

şimdi tükendi yine içimde ki sızı.
yazacak halim kalmadı.

çok özledim gülüşünden öpmeyi,
ne olur daha fazla özletme kendini…


- Cansu Gezgin -                              28Eylül2014
                                              Saat , 22:37 

A message from seasstory
Nerden atabilirim nasil ulasabilirim size

twitterdan dm den konuşa biliriz 

A message from seasstory
merhaba karakalem çalışmalarında bulunuyor musun? Rica üzerine karakalemimi çizebilir misin?

çiziyorum ala bilirim yani resmi 

sosislipuding:

  Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya.. En az erkekler kadar yani!  Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir, oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk acıtır canını. Gözleri buğulanır kadının sonra.  Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözlerinden; önce bir kaç damla, sonra bir yağmur seli.. Ve kadın ağlar; hem de çok!  Sanmayın ki gidene ağlar kadın!   Gidenin, giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yara. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla daha çok kadını kadın yapar.Her damla bir derstir.Çoğu insan “ağlama” der bilmezler ki yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerinde ki zehirdir onları öldüren.    Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler , yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini.   Çok ağlayan kadınlar, biçok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.   Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki gerçekleri kabul etmeye daha az hayal kurmaya başlamıştır. Bilin ki artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.  Çok ağlayan kadınlar , eninde sonunda kendilerine sarılırlar.

sosislipuding:

  Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya.. En az erkekler kadar yani!
  Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir, oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk acıtır canını. Gözleri buğulanır kadının sonra.
  Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözlerinden; önce bir kaç damla, sonra bir yağmur seli.. Ve kadın ağlar; hem de çok!
  Sanmayın ki gidene ağlar kadın! 
  Gidenin, giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yara. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla daha çok kadını kadın yapar.Her damla bir derstir.Çoğu insan “ağlama” der bilmezler ki yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerinde ki zehirdir onları öldüren. 
   Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler , yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. 
  Çok ağlayan kadınlar, biçok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.
   Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki gerçekleri kabul etmeye daha az hayal kurmaya başlamıştır. Bilin ki artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.

  Çok ağlayan kadınlar , eninde sonunda kendilerine sarılırlar.

sosislipuding:

"Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz" der ya Mungan, Yalnız Bir Opera’da. Öyledir, acımızı asla belli etmeyiz.
Hani, çocukken annemiz, “Koşma, düşersin” dediği halde koşar ve düşeriz ya. Hani, dizlerimiz kanar, canımız yanar da, annemizin “Ben dediydim!” bakışlarına aldırmadan, burnumuzu çeke çeke “Acımadı ki!” deriz ya, küçücük yüreğimize sığdırdığımız o kocaman gururumuzla.Hep aynıdır işte! Büyürüz, acılar değişir, dizlerimiz yerine yüreğimizin üzerine düşeriz artık. Ama o gurur hep oradadır. Hiç değişmez. Büyüsek de ona sığınırız.
Gözyaşlarımızı gizleyip, burnumuzu çekerek tıpkı çocukluğumuzda olduğu gibi, ama bu kez sessizce içimizden tekrarlarız: ACIMADI Kİ!

sosislipuding:

"Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz" der ya Mungan, Yalnız Bir Opera’da. Öyledir, acımızı asla belli etmeyiz.

Hani, çocukken annemiz, “Koşma, düşersin” dediği halde koşar ve düşeriz ya. Hani, dizlerimiz kanar, canımız yanar da, annemizin “Ben dediydim!” bakışlarına aldırmadan, burnumuzu çeke çeke “Acımadı ki!” deriz ya, küçücük yüreğimize sığdırdığımız o kocaman gururumuzla.
Hep aynıdır işte! Büyürüz, acılar değişir, dizlerimiz yerine yüreğimizin üzerine düşeriz artık. Ama o gurur hep oradadır. Hiç değişmez. Büyüsek de ona sığınırız.

Gözyaşlarımızı gizleyip, burnumuzu çekerek tıpkı çocukluğumuzda olduğu gibi, ama bu kez sessizce içimizden tekrarlarız: ACIMADI Kİ!

…